Cümlede Anlam

Cümlede anlam testinde 15 soru bulunmaktadır. Konu anlatımı 6. 7. 8. 9. 10. 11. 12. sınıflar için müfredata uygun biçimde hazırlandı.

0%

Soru: Seninle anlamlı gökler ve deniz,
Sen varsın diye buradayız biz.

Şairin cümlelerindeki anlam ilişkisi aşağıdakilerin hangisinde bulunmamaktadır?

Doğru Yanlış

Soru: Aşağıdakilerden hangisi Tanpınar'ın şiirlerinin içeriğiyle ilgili değildir?

Doğru Yanlış

Soru: Aynı olaylar üzerinde ortak düşünceler taşıyamayan, birbirine ters düşen insanların birlikte yaşamaları ve anlaşmaları olanaksızdır.

Yukarıdaki durumu aşağıdaki atasözlerinden hangisiyle anlatabiliriz?

Doğru Yanlış

Soru: Aşağıdaki cümlelerin hangisinde sorma, öğrenme anlamından çok bilineni vurgulama anlamı vardır?

Doğru Yanlış

Soru: Aşağıdaki cümlelerin hangisinde dolaylı anlatım vardır?

Doğru Yanlış

Soru: Aşağıdaki cümlelerin hangisinde özelden genele bir anlatım var?

Doğru Yanlış

Soru: Aşağıdaki tümcelerin hangisinde "sanatın, insanların yaşamını kolaylaştırdığı" anlamı bulunmaktadır?

Doğru Yanlış

Soru: Aşağıdaki cümlelerden hangisi, savunduğu düşünce bakımından diğerlerinden farklıdır?

Doğru Yanlış

Soru: Aşağıdaki cümlelerin hangisinde "düşünülenle gerçeğin örtüşmediği" vurgulanmaktadır?

Doğru Yanlış

Soru: (I) Sait Faik’i mayıstan mayısa hatırlarız. (II) Sait Faik, hiç şüphesiz Türk edebiyatının en iyi hikâyecilerinden biridir. (III) Öyle olsa onu mayıstan mayısa değil, her zaman hatırlamamız gerekir. (IV) Öyle olsa onun kadar değerli başka hikâyecilerimizi de hatırlamamız gerekir.

Yukarıdaki parçada anlam akışına göre "Ama onu mayıstan hatırlamamızın sebebi bu değildir." cümlesi, numaralanmış yerlerden hangisine getirilmelidir?

Doğru Yanlış

Soru: Aşağıdaki dizelerin hangisinde anlatımda karşıtlıklardan yararlanılmamıştır?

Doğru Yanlış

Soru: Hayat, mutlu insanlar için kısa, mutsuz insanlar için de uzundur.
Aşağıdakilerden hangisi, anlamca bu cümleye en yakındır?

Doğru Yanlış

Soru: Aşağıdaki ikili dizelerin hangisinde, birinci dize ile ikinci dize arasında anlamca bir karşıtlık sezilmektedir?

Doğru Yanlış

Soru: Zamanında adım atmayan tembel, sonradan yüz adım atmak zorunda kalır.

Bu cümle aşağıdakilerden hangisine anlamca en yakındır?

Doğru Yanlış

Soru: Eğitimin ilk ve en iyi merkezi evdir.
Aşağıdaki cümlelerden hangisi anlam bakımından bu cümleyle aynı doğrultudadır?

Doğru Yanlış

Cümlede Anlam Testi 1
Cümlede Anlama Tekrar Çalışmalısınız.

Kötü Sonuç, Ağlamak

Fena Değil. Ama Eksiklerinizi Gözden Geçirmeli ve Cümlede Anlam Konusunu Bir Daha Okumalısınız.

Fena değil

Cümlede Anlam Ustasısınız. Harika! Tebrik Ederiz.

tebrikler

Sonuçlarınızı Paylaşın:

Sözcükler anlam birimleri iken cümleler anlatım birimleridir. Duygu, düşünce, istek ve haberlerimizi cümleler aracılığıyla karşımızdakilere iletiriz. Başka bir deyişle cümleler,  iletişimdeki dil araçlarımızdır. Cümleler aynı zamanda birer yargı birimidir. Cümleler için seçilecek sözcükler anlatıcının hedefleri doğrultusunda olur.

Düşündüğünü ve duyduğunu karşısındakine derli toplu anlatabilmek; ne bir meslek ne de bir sanattır.

Falih Rıfkı Atay

diyen Falih Rıfkı Atay bireylerin anlatım amaçlarının önemini vurgulamıştır. Rastgele seçilecek anlatım birimlerinin bizi, gerçekleştirmek istediğimizden uzaklaştırabileceğini unutmamalıyız.

Okullarda ve girilen sınavlarda cümleyle ilgili sorular genellikle anlam ilişkilerine yöneliktir. Öte yandan cümlenin anlatımıyla, tekniğiyle, anlam özelliğiyle ve eksik cümlenin tamamlanmasıyla ilgili sorular da yöneltilmektedir.

Anlamına Göre Cümleler

Karşılaştırma Cümleleri

İki varlık, olay ya da durumun aralarındaki benzerlik, farklılık ve üstünlük özellikleri bakımından karşılaştırıldığı cümlelerdir. Karşılaştırma cümlelerinde “kadar, daha, göre, bazı, en,ise, oysa…” gibi ilgeç ve belirteçler yer alır.

Bu küçük yıldız benim olsun.

Senin yıldızın daha büyükmüş.

İki cümledeki karşılaştırma ilgisini “daha” belirteci sağlamaktadır.  

Örnek: “Senin çözdüğün sorular onunkine göre kolay sayılır.” cümlesinde iki öğrencinin çözdüğü soruların kolaylık-zorluk derecelerinin karşılaştırılmasını “göre” ilgeci sağlamıştır.

Örnek: Çocukların bazısı okul giysilerini hemen çıkarmış. (diğer, giysilerini çıkarmayan, çocuklarla karşılaştırma yapılmış.)

Etkinlik: Aşağıdaki cümlelerdeki boşluklara  cümlelere karşılaştırma anlamı kazandıracak (daha, en, göre, kadar) sözcükleri yerleştiriniz .

Senin …………. beceriklisini bulabilecekler mi?

Matematik öğretmenine ………….. daha anlayışlıymış o.

Buranın ……….. güvenilir insanı kim dersiniz?

Karadeniz dağları  ………….. yeşilmiş Toros dağlarından.

Yaşamda dostluk, akrabalığa ……….. önde olmalıymış.

Neden Sonuç Cümleleri

Yargıların gerçekleşmesinin bir nedene (sebebe) bağlandığı cümlelerin özelliğidir. Neden sonuç ilgisini sağlayan ek ve sözcükler şunlardır: “-dan, -den; için, üzere, dolayı, diye”

Bu ögeler kullanılmadan da neden-sonuç ilgisi kurulabilir. (Yine bahar geldi,  açıldı çiçekler bir bir.

Çiçeklerin bir bir açılmasının sebebi baharın gelmesidir.

Etkinlik: Aşağıdaki cümlelerin parantez içindeki boşluklarına neden -sonuç ilgisi bulunanlara “evet”, bulunmayanlara “hayır” yazınız.

Söze boya ile başlaması, nakışlarındaki boyaların silinmesidir. (….……)

Her akşam ailesinin zoruyla ödevlerini yapıyormuş. (………)

Eleştirmen  duygularına yer verirse  nesnel olamaz. (………)

Sinemaya gitmeyip ne yapacaklardı? (………)

Amaç Sonuç Cümleleri

Kuruluşu bakımından neden-sonuç cümlelerine benzer; ancak neden-sonuç cümleleri “hangi amaçla?” sorusuna yanıt vermez. Genellikle birinci yargı amacı (gerçekleştirilmek isteneni) ikinci yargı da sonucu gösterir. İki yargı arasındaki ilgiyi kuran “-den, için, dolayı, üzere, diye” ögeleridir. “-e” yönelme (-e hali ) eki de kimi cümlelerde amaç ilgisiyle kullanılabilir.

Amaç cümlelerini sebep cümlelerinden ayırmak için yapacağımız; “ilgi kuran (–den,için, üzere,vb.)” ögenin yerine “amacıyla” sözcüğünü koymaktır.

Örnek: Kendisine güzel bir takım almak üzere mağazaya girdi.  Kendisine güzel bir takım almak amacıyla mağazaya girdi.

Etkinlik: Bana söyler misiniz; aşağıdaki cümlelerin hangileri amaç, hangileri neden anlatmaktadır? A ve N harflerini kullanarak bana yardımcı olun. Ayraç içinde bu iki harfi yazın yeter, ben anlarım.

Güz geldi, döküldü hep yapraklar. ( )

Ailesini özlediğinden kesin dönüş yapmış, ülkesine. ( )

Öykülerinde karakterleri yakın çevresinden seçmesi, okuru kendi çevresinden haberdar etmek için olmalı. ( ) 

Çocuklarını görmeye geldi. ( )

Okuyanların düşsel bir ortam hayal etmelerini ister, bunun için de olağan dışı imgeler seçer. ( )

Okullar aşırı soğuklar yüzünden tatil edilmiş. ( )

Koşul (Şart) Cümleleri

Bir eylemin gerçekleşmesi için önceden başka bir eylem gerçekleşiyorsa ve sonraki eylem buna bağlı oluşuyorsa bu cümlelere koşul cümlesi denir. Bu yargılardan biri gerçekleşmeden diğeri de gerçekleşmez. Genellikle koşul önce söylenir,  koşula bağlı sonuç sonra oluşur. Cümlelere koşul anlamını “-se, -sa” koşul ekleri , “ise” ek-eylemi “-dikçe,-dıkça,-dukça, -dükçe, -mak üzere, -meden, -madan” ekleri ve “ancak” bağlacı kazandırır.

UYARI: Cümlelere istek, dilek anlamı katan “-se, -sa” ile koşul anlamı katan “-se, -sa” karıştırılmamalıdır.

“Ağabeyin otobüsle gelmese…”: dilek,  “Bugün gelirse görüşürüz.” : koşul.

Örnekler:

Her yağmurdan sonra evleri sular basıyorsa, şehrin alt yapısı yetersiz demektir. 

Sizleri tanıdıkça güvenim arttı.

Bizimle çalışır ise ücret ödenir.

Seninle gelirim; ancak arabanla…

Bu kitabı senden parasını vermek üzere alırım.

UYARI: Bazı cümlelerde koşul ekinden sonra “de” bağlacı gelir. Bu cümlelerde koşula bağlı sonuç oluşmaz, yargı olumsuz tamamlanır: “Okusa da anlayamaz.”, “Erken yatsa da uyuyamaz.” vb.

Cümlelerde Anlam Özellikleri

Varsayım (Hipotez) Cümleleri

Henüz gerçekleşmemiş bir eylemin, oluşmamış bir durumun gerçekleşeceğini ya da oluşabileceğini varsaymaktır. Varsayım cümlelerinde “düşünelim (ki), diyelim ki, varsayalım, farz edelim, tut ki, kabul edelim, kabul edelim ki…” gibi sözcükler bulunur.

Varsayım anlamı içeren sözcükler kullanılmadan da cümlelere varsayım anlamı katılabilir.  “Kimse çalışmadan sınıf geçeceğini düşünmesin.” düşünmesin yerine “varsaymasın” kullanılabilir.

Örnek Soru:

Aşağıdaki cümlelerin hangisinde varsayım anlamı yoktur?   

A) Tut ki sinemaya gidemedik, ne olacak. 

B) Onun sınıfta kalacağını farz ediyorsun değil mi?

C) Kimse çalışmadan sınıfını geçeceğini sanmasın.

D) Her akşam düzenli olarak kitap okumanın yararını görmeye başladı.

YANIT: A,B,C seçeneklerinde “sanma, farz etme, tut ki” sözcükleri kullanıldıkları cümlelere varsayım anlamı katarken D seçeneğinde böyle bir sözcük kullanılmamıştır. D doğru seçenektir.

Önyargı Cümleleri

Bir kimse ya da bir şeyle ilgili olarak belirlenmiş koşul, olay ya da görünümlere dayanmadan kestirmeler yapma, önceden edinilmiş düşünceler ortaya koyma cümleleridir. Bu cümlelere peşin hüküm cümleleri de denir.

Elinde bir veri olmadan diğer farenin tuzağa düşeceğini söyleyen 1. fare önyargılı konuşmuştur.

Öneri Cümleleri

Bir sorun’un çözümü için düşünce öne süren, ortaya fikir atan cümlelerdeki özelliktir. Öneri cümlelerinde gereklilik kipi (-meli, -malı), “gerekir, iyi olur, yerinde olur” gibi sözcükler bulunabilir.

Beni dinlersen iyi olur. 

Bu soruyu öğretmenin yöntemiyle çözmen gerekir.

Yazdıklarına yeniden bakmalısın.

Doğruluğundan emin olmadığın yanıtı verme. 

İstersen hafta sonu sinemaya gidelim. vb.

Olasılık (İhtimal) Cümleleri

Olayın gerçekleşebileceği ihtimalinin yüksek olduğu; eylemin sonucunun, olumlu ya da olumsuz, önceden bilinemeyeceği cümlelerdir.

“Mutlaka” anlamı bulunmaz. “-ebilmek” yeterlilik eylemi cümlelere olasılık anlamı katabilir. Ayrıca “-dir” ek eylemi ve “-meli” gereklilik kipi eki de cümlelere olasılık anlamı kazandırmada kullanılabilir.

Böyle davranmayı sürdürürse cezalandırılabilir.

Babası şimdi Amasya’ya varmıştır.

Kapının ziline basan çocuklar olmalı. vb.

Aşamalı Durum Anlatan Cümleler

Bir sürecin ya da durumun giderek arttığını veya azaldığını ve o şekilde sonuçlandığını anlatan cümlelerdeki anlam özelliğidir. Bu cümlelerde “giderek, gittikçe, günden güne, -dikçe, her (defasında), vb.” ögeler bulunabilir.

Ninemin sağlığı gittikçe bozuluyor.

İnsanların ekonomik durumları giderek bozuluyor.

Öğrencilerimizin başarıları günden güne artıyor.

Besin stoklarımız her gün biraz daha azalıyor.

Tekdüze Durum Anlatan Cümleler

Hiç değişmeyen, monotonluk içeren cümlelerin anlam özelliğidir. Bu cümlelerde sürerlilik anlamı öne çıkar.

Her pazar pikniğe giderler, piknikte mangal yakarlar.

Eşitlik Bildiren Cümleler

Nitelik ya da nicelik yönünden denklik, başa baş olma veya aynı andalık anlatan cümlelerin özelliğidir.

Sınavda 5 öğrenci aynı puanı almış.

İki at da yarışı başa baş tamamladı.

Pişmanlık Cümleleri

Bireyin gerçekleştirdiği eylemin olumsuz sonucu nedeniyle yakındığı, “keşke” dediği cümlelerdir.

Onu kırmakla iyi etmedim.

Günlerimi bomboş geçirmekle ne kadar yanlış yapmışım.

Dün keşke babamla çarşıya çıksaydım.

Öngörü, Tahmin, Kestirme Cümleleri

Bir bilgi birikimine dayanarak olay ya da durumlarla ilgili saptamalar yapan cümlelerdir. Bu cümlelerde “sanırım, tahmin ederim, zannederim” gibi öğeler bulunabilir.

Biber salçası yemeklere sanırım ayrı bir tat katar ve yemekler daha güzel görünür.

İçerik Cümleleri

Konu cümleleridir. İçerik cümleleri “Ne anlatılıyor?” sorusuna yanıt olma özelliği taşırlar.

Şair, şiirin bütününde doğduğu yerlere duyduğu özlemi dile getirmiştir.

Eleştiri Cümleleri

Bir sanatçının ya da yapıtın beğenilen veya beğenilmeyen yönlerinin anlatıldığı cümlelerdir. Eleştirinin tutarlılığı nesnelliğine bağlıdır. O yüzden eleştiri cümlelerinde kesin belge ve bilgilere yer verilir. Bu özelliği taşımazsa suçlama anlamı oluşabilir.

Fakir Baykurt bütün romanlarında yalnızca köyde yaşayanların serüvenlerini anlatmış, kente göçen köylünün serüvenini anlatmamıştır.

Biçem, Üslup, Dil ve Anlatım Cümleleri

Sanatçıların yapıtlarını anlatırken seçtiği sözcük ve cümlelerden, başvurduğu yöntem ve tekniklerden söz eden cümlelerdir. Bu cümlelerde “Nasıl anlatılmıştır?” sorusunun yanıtı bulunur.

II. Yeni şairlerinden bazıları, şiirlerinde büyük harf kullanmamışlar, Türkçe cümle kuruluşu kurallarını da bozmuşlardır.

Tanım Cümleleri

Bir varlık veya kavramın tanıtılmasını amaçlayan, “Nedir?” sorusuna yanıt veren; “-dir” ek eylemiyle ya da “denir, adı verilir” eylemiyle biten cümlelerdir.

Öğretmen, öğretmekten çok öğrenme eylemini sürdüren ve durmadan kendini güncelleyip çağını yakalayan kişidir.

Yorum Cümleleri

Bir varlık ya da kavramın, anlatıcıya göre açıklanmasıdır. Söz konusu şeyle ilgili anlatıcı kendisine göre bir yargı çıkarır. Çoğunlukla öznel bir anlatım oluşur. Yorum cümleleri tahmin cümlelerine benzer.

Sürekli göç ediyorlar, anladım ki kanlılarından kaçıyorlar.

Adı ne olursa olsun, şiirsel bir anlatımı var bu romancının.

Değerlendirme Cümleleri

Anlatıcının, belirli bir araştırmadan sonra, ele aldığı şeyle ilgili nitelik veya niceliği; özü ya da önemi hakkında görüşünü belirttiği cümledir.

Şair son şiirinde öncekilerden farklı bir duyguyu işlemiştir.

Öncekilerde kişisel duyguları bütün şiire egemen olurken sonrakilerde halkın duyguları öne çıkmaktadır.

Uyarı: Değerlendirme cümleleri yerine göre öznel veya nesnel olabilir.

Azımsama – Küçümseme Cümleleri

Bir şeyin az görüldüğünü, daha çoğuna gereksinim duyulduğunu anlatan cümleler azımsama; varlıkların nicelik-nitelik yönünden küçük görüldüğünü anlatan cümleler küçümseme bildirir.

Bu kadar harçlıkla bir simit bile alınmaz. (azımsama)

Bu tazı bırak tavşanı, kaplumbağa bile yakalayamaz. (küçümseme)

Yakınma (Şikayet) Cümleleri

Bir şeyin yanlış, eksik ya da istenmeyen biçimde yapılmasından duyulan üzüntüyü, umarsızlığı (çaresizliği), yerinmeyi anlatan cümlelerdir.

Hangi isteğimi yerine getirdiler ki…  

İnsanı sevmeyenlerin Ata’mızı anlaması, değerlendirebilmesi mümkün mü?

Şaşma – Şaşırma Cümleleri

Beklenmeyen bir durum ya da olay karşısında ne yapacağını bilememe, şaşırma anlatan cümlelerdir.

Zamanla nasıl değişiyor insan, gördün mü?

Seni de mi çıkardılar, işten?

Tasarı Cümleleri

İleride yapılması düşünülen eylemleri, planları anlatan cümlelerdir.

Ben de babam gibi öğretmen olup çocukları eğitmeyi, onlara yeni, çağdaş bilgileri vermeyi düşünüyorum.

Gelecek sene Anıtkabir’e bir gezi düzenlemeyi planlıyoruz.

Uyarı (İkaz) Cümleleri

Bir şeyin gerçekleştirilmesi ya da gerçekleştirilmemesi konusunda istenenlerin buyruk ya da gereklilik kipleriyle ifade edildiği cümlelerdir. Olumlu veya olumsuz, hatta soru cümleleriyle uyarma anlamı oluşturulabilir.

Rakamların işaretlerine dikkat etmelisin.

Seni kimse buralarda bir daha görmesin, çabuk uzaklaş!

Çocuğum bu sıcakta hırka giyilir mi?

Özdeş (Eş ve Yakın) Anlamlı Cümleler

İletilmek istenen duygu ve düşünceler bakımından eş veya yakın anlamlı cümlelerin anlamsal özelliğidir. Eş veya yakın anlamlı cümleler kurulurken ilgeç ve bağlaçlardan yararlanılır. Bu cümleler bulunurken sözün neyle ilgili olduğu, kim tarafından hangi niyetle söylendiği iyi bulunmalı; cümle vurgusunun hangi sözcük ya da sözcük öbeği üzerinde olduğuna dikkat etmek de gerekir. Denilebilir ki aynı düşünce ya da duygunun iki ayrı biçimde ifade edilmesidir.

Çalışmak için uygun gün ve saati bekleme.  (yakın)  > Çalışmak için gün ve saat değil, istek gereklidir.

Hiçbir şey dil kadar önemli değildir.=(eş) > Dil her şeyden önemlidir.

Cümlede Anlatım

Doğrudan Anlatım

Anlatıcının, sözlerini kimseyi aracı etmeden bizzat kendisinin söylemesiyle ya da başkasının sözlerinin tırnak içinde verildiği cümlelerdir.

Bugün herkese bir şeyler ısmarlamak istiyorum.

Kitaplar konusunda “Onlar benim gözlerim.” diyordu öğretmenim.

Dolaylı Anlatım

Dolaylı anlatım cümlesinin yargı bildiren sözcüğü eylemsiye çevrilerek aktarılır. Anlatıcının kendisine ait olmayan bir sözü kendi cümlesiymiş gibi, tırnak içine almadan ifade ettiği cümlelerdir. 

Ahmet Haşim, hayatın sırlarının şiirle ortaya çıktığını söylemiştir. 

Atatürk’ün dediği gibi, yaşamda en gerçek yol gösterici bilim ve fenmiş.

Öznel Anlatım

Doğruluğu tartışılabilen, kişiden kişiye değişen, kanıtlanamayan, öznel düşüncelerin anlatıldığı cümlelerin özelliğidir. Söyleyenin duygu ve düşünceleri yer alır.

İnsanlar her zaman çiçek resimlerini kesip saklamak ister. 

Bizim öğretmenin sorduğu sorular hem kolay hem de güzeldi.

Nesnel Anlatım

Tartışılmayan, doğruluğu veya yanlışlığı herkes tarafından kabul edilen; ölçülebilir, tartılabilir özelliği olan cümlelerin anlatımıdır. Tanım cümleleri çoğunlukla nesnel anlatımlı olur.

SBS’de Türkçeden 23 soru soruluyor.

Türkiye’nin en kalabalık kenti kuşkusuz İstanbul’dur.

Özgün Anlatım

Başkalarına benzemeyen, kendine özgü (has) olan; farklılık ve orijinallik taşıyan anlatımdır. Cümleler taklitten uzaktır. 

Sözünü bilen kişinin yüzünü ak ede bir söz. (Yunus Emre)

Hayatta en hakiki mürşit ilimdir, fendir. (M.Kemal Atatürk)

Yoğun (Özlü) Anlatım

Az sözcükle çok şey anlatan, üstünde saatlerce konuşulabilecek ya da sayfalarca yazılabilecek özellik taşıyan anlatımdır. Atasözleri ve özdeyişler bu özelliği taşırlar.

İnsanın söylemezinden, suyun şarlamazından kork. (Atasözü)

Altın eşik gümüş eşiğe muhtaçtır. (Atasözü)

Yurtta sulh, cihanda sulh. (Özdeyiş)

Açık Anlatım

Her okuyanın aynı şeyi anladığı, ikiye birli anlatımın olmadığı anlatımdır. Anlatımda gayretkeşlik, süsleme, özenti, sanat yapmaya yönelme, yoktur.

İki kadın bakkalın kapısının önünde tartışmaya başladı.

Annem, teyzemle uzun zamandır konuşmuyor.

Doğal (Samimi, İçten) Anlatım

Günlük konuşma diliyle yapmacığa ya da özentiye kaçmayan, bilgiçlik taslamayan anlatımdır. 

Vallahi, onların haline gülsem mi, ağlasam mı anlayamadım azizim.

Adam takmış, takıştırmış; ama yakıştırmış da.

Yalın (Sade) Anlatım

İçinde yabancı sözcük ve tamlamaların bulunmadığı, herkesin kolayca anladığı, süs ve özentiden uzak anlatımdır. Yalın cümleler; süssüz, kısa, güçlü ve kesin anlamlıdır.

Yalın anlatım, sanattan ve süsten uzaktır. Giyilmemiş, çıplak ayak gibidir.

O sözler sizin düşüncenizi yanına alır ve sizi, sözü söyleyenin ustalığına taşır.” cümlesi anlaşılması güç bir cümle olduğundan yalın değildir. “O, sözleriyle sizi etkiler.” cümlesi ise hem kısa hem daha yalındır.

Akıcı Anlatım

Dil takılmalarının olmadığı, ses ve sözcük yinelemelerinin yer almadığı, anlamca açık ve pürüzsüz anlatımlı cümlelerdeki anlatım özelliğidir.

Akıcı anlatım suyun akışı gibidir.

Pastalar, kuru yemişler yenmiş, çaylar içilmiş; ödevler kontrol edilip çantalar hazırlanmıştı.

Duru Anlatım

Gereksiz sözcüklerin kullanılmadığı, uzatmaların yapılmadığı cümlelerin anlatımıdır. Cümlenin anlamını etkilemeyen sözcüklerin kullanılmaması gerekir.

Cümlenin anlatımının duru olduğunu anlamak için kuşkulandığımız sözcüğü cümleden çıkarır ve cümleyi okuruz, anlamda eksiklik olmazsa o sözcük gereksizdir ve anlatımın duruluğunu bozmaktadır.

“Bizim mahallemizde tanıdığım bir adamı sizinle tanıştıracağım.” cümlesi duru değildir. Duruluğu sağlamak için “bizim” sözcüğü cümleden çıkarılırsa cümle duru olur. Gereksiz sözcükler anlatım bozukluğuna da neden olur.

Tümevarım ve Tümdengelim Cümleleri

Tek tek varlık ya da kavramlardan bütün olan varlık ya da kavramlara yönelen tümevarım; bütün olandan tek olana yönelen cümlelerin anlatımları da tümdengelim olur.

Tümevarım cümlelerinde benzerliklerden yararlanılabilir. Tümdengelim cümlelerinde etkenden etkiye veya yasalardan olaylara gidiş görülür.

Kız- erkek, birinci kademe-ikinci kademe öğrencileri ile X Dershanesi başarıdan başarıya koşuyor.

Mandalina, portakal, greyfurt ile kış meyvelerinin Mersin’deki festivali bir başka lezzetli oluyor.

İki örnekte de tüme varım görülmektedir. Tek tek bireylerden ve tek tek meyvelerden bütün olan; dershaneye ve kış meyvelerine ulaşılmıştır.

Tüm eli açık insanlar gibi o da vermekten büyük mutluluk duyardı. 

Devlet kimi bakanlık ve kurumlara olabildiğince cimri olurken kimilerine de olanakları akıtıyor.

Eli açık insanlar o bölümün bütünü iken “o” adılı bütünden parçaya , Devletten en büyük kurumdan bakanlıklar ve kurumlar gibi parçalara anlatım kurulmuştur.

Cümle Tamamlama

Bir yargı bütünlüğünden eksiltilmiş olan sözcük ya da sözcük öbeğini anlamı ve anlatımı en iyi tamamlayacak biçimde seçenekler arasından bulup yerine koymadır. Tamamlama sırasında anlamsal bütünlüğü sağlayacak zaman, yer ve kişi öğesini de göz önünde bulundurmalıyız.

Bağlantıyı sağlayacak öğeler olan bağlaçları doğru yerleştirmeliyiz.

O günden bu yana……………………… eksik cümlesini koşulların ve ortamın değiştiği anlamını kazanacak biçimde tamamlamak gerektiğinde “köprülerin altından çok sular geçti.” deyimini getirmeliyiz.

Örnek Soru: “İnsanın düşüncelerine, anılarına, yaşantısına böylesine karışan kentten ayrı ………….. çok zordur; ama yaşam bu güçlüğe ……………… gerektirir bazen.” cümlesini en iyi hangi ikili karşılar?

A) düşmesi-uzaklaşmayı B) böylece-her zaman
C) kalması-dayanmayı D) sabretmesi-mücadeleyi

Yanıt: Anlam akışına uygun olan sözcük çifti C seçeneğinde yer almıştır.

Cümle Oluşturma

Karışık olarak verilen sözcük ve sözcük öbeklerinden Türkçe cümle kuruluş kurallarına uygun ve anlamlı cümleler kurmadır. Cümle oluştururken, öncelikle yargı bildiren (yüklem olan) sözcük ya da sözcük öbeği bulur, en sona yerleştiririz. Yargıya konu olan yani eylemi gerçekleştiren öğeyi de en başa yerleştiririz.

Türkçe cümle kuruluş kuralı özne başta, yüklem sondadır. Tümleçler ise önem sırasına göre özne ve yüklem arasına yerleştirilir.

Örnek: 1-kitap 2-okumamış 3- şunu  4-henüz 5-olanlara 6-da 7-öneriyorum sözcükleriyle anlamlı ve kurallı bir cümle oluşturalım.

Yargı sözcüğü  ->öneriyorum, en sonda olmalı. Özne ->ben, söylenmemiş, şunu ->nesnesi öneriyorum dan önce getirilmeli. Yan cümlenin belirteci -> henüz sözcüğü cümlenin başına bağlayıcı öğe olarak yerleştirilmeli. Cümle sıralaması:    4-1-2-5-6-3-7 biçiminde olmalı. Yani cümle: Henüz kitap okumamış olanlara da şunu öneriyorum. biçiminde olmalı.

Cümlede Vurgulanan Düşünce

Her cümlenin bir anlamı vardır ve her cümlede verilmek istenen bir ileti (mesaj) vardır. Cümlelerde anlatılmak isteneni bulmak için kendimize “Bu cümle ile anlatıcı bana ne söylemek istiyor?” sorusunu sormalıyız. Soruya verdiğimiz yanıt cümlede vurgulanan yargıyı buldurur.

Yürüdüğünüz yolda engel yoksa; o yol sizi hiçbir yere götürmez.  

Bu cümlede verilmek istenen “engellerle dolu yolda engelleri aşmak için mücadele edileceği ve bu mücadelelerde yeni şeyler öğrenilerek kazanç sağlanacağı; sağlanan kazançların da bizi olumlu yerlere taşıyacağı” düşüncesi vurgulanmıştır. Vurgulanan düşünce aynı zamanda cümlenin içeriğidir.

Cümle Vurgusu

Eylem cümlelerinde vurgu yüklemden hemen önceki sözcük ya da sözcük öbeğinde bulunur. Yüklemi ad olan cümlelerde ise vurgu doğrudan yüklem üzerinde bulunur. 

Yazı çalışmalarının sonuna     ->(dolaylı tümleç) geldik.->(Yüklem  ->eylem) Dolaylı tümleç öbeği vurgulanmıştır.

Bu çalışmalardaki amaç nedir? -> Yüklem->ad soylu sözcük, vurgulu.

Olumlu, Olumsuz, Soru ve Ünlem Cümleleri

Olumlu Cümleler

Eylemin ortaya çıkıp yargının gerçekleştiği cümlelerdir. Üç grupta değerlendirilir:

Biçimce ve Anlamca Olumlu Cümleler

Yapısında olumsuzluk bildiren öğe taşımaz. İnsanda olumsuz duygu ve düşünceler oluşturmaz. (Her gece yatmadan önce kitap okumalı.)

Biçimce Olumsuz Anlamca Olumlu Cümleler

Yapısında olumsuzluk bildiren “değil, yok, -me” gibi öğeleri çift bulunduran cümlelerdir. (Bizim evde yatacak yer yok değil. Maşallah sizde de yok, yok. Hiç koyun kuzusunu sevmez mi?) Bu cümleler anlamca olumlu olur.

Biçimce Olumlu, Anlamca Olumsuz Cümleler

Yapısında olumsuzluk öğesi bulundurmadığı halde anlam olarak insanda olumsuz duygu ve düşünceler oluşturan cümlelerdir.

Bu tür cümlelerde “de” bağlacı, “mi” soru edatı bulunabilir. Bu soru böyle mi çözülür be kardeşim?=böyle çözülmez, yargısını taşımaktadır. Bu parayla gel de evi geçindir.= geçindiremezsin, yargısı oluşmuştur.

Olumsuz Cümleler

Yargının gerçekleşmediği, eylemin oluşmadığı ve yapısında olumsuzluk bildiren öğelerin bulunduğu cümlelerdir. Hem biçim hem anlam yönünden olumsuzluk anlatırlar.

Bu film yeni çekilmedi. 

Senin aradığın ev satılık değilmiş. 

Aradığımız kitaplar Mersin’in hiçbir kitapçısında yok.

“Ne…ne” bağlaçları, “de” bağlacı cümleye olumsuzluk anlamı katabilir.

Uzun zamandır bizi ne aradı, ne sordu. (aramadı, sormadı.)

Bunca okul ödevinin altından gel de kalk.(kalkamazsın.)

Soru Cümleleri

Yargının bir şeyi öğrenmeye yöneldiği, yapısında soru öğelerini taşıyan cümlelerdir. Soru cümlelerinin sonuna soru işareti ? konur. Ayraç içindeki soru işareti (!) verilen bilginin tam doğru olmadığını, kuşkulu olduğunu (kesin olmadığını) anlatır.

Sınav zamanını kaçırdın mı?

O kadar yolu nasıl gideceksiniz?

Babamı en son ne zaman görmüştün?

Sınavda hangi öğretmen görevliydi?

Kimi görmeye gideceğiz sizin köye?

Yunus Emre 1240(?) -1320 tarihleri arasında yaşamış.     

Bazen, yapısında soru öğesi bulunduğu halde sorup öğrenme amacı taşımayan cümleler de vardır. Bu cümlelere sözde soru cümlesi denir. Sonuna soru işareti (?) konmaz.

Niçin böyle konuştuğunu anlayabilmiş değilim.

Bahar geldi mi çıkarız kırlara.

Ünlem Cümleleri

Korkma, acıma, şaşma, sevinme, özleme, beğenme, kızma, pişmanlık, uyarı ve buyruk (emir) vb. anlatan cümlelerdir. Ünlem sözcükleri, yansıma sözcükler, seslenme sözcükleri, ünlem değerindeki sözcük ve sözcük öbekleriyle kurulabilir.

Ünlem cümlelerinin sonuna ünlem işareti ! konur.

Peş peşe gelen ünlem sözcük ve cümlelerinin arasına virgül konabilir; ünlem işareti son cümleden sonra konur. 

Bir söze alay, küçümseme, kinaye anlamı kazandırmak için sonuna ayraç içinde ünlem işareti (!) konur.

-Hah! Aferin, ağla ağla! 

-Oh, yaşamak ne güzel şeymiş be!  

-Bir daha sakın yapma bunu!    

-Çabuk buraya gel!

-Gitti! Elimden gitti! Biricik kızım gitti!

-Bizim dâhi(!) çocuk gene neler icat etmiş?

Cümlede Anlam bölümü Türkçe-Edebiyat öğretmeni Nevzat Yeşilçimen tarafından yazılmıştır.

Yorum/soru ekleyin

Scroll Up